17 Kasım 2008 Pazartesi

Lütfen Okuyun, Tasarruf'un Ayrıntıları




Beş yaşında idim.
Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu.
Bir tane yere düştü.
Babaannem eğildi,
aramaya başladı.
Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu.
Çocukluk iste,

-Aman babaanne dedim.
- Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi?
Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu.
-Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, ' dedi.
- Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar.

Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?'
Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.


Aradan yıllar geçti.
Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
Alain'in proposlarini okuyorum.
Birden irkildim.
Babaannemi hatırladım.
Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa
karşı ihanet etmiş olur diyordu.
İlave ediyordu.
Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın
teri, göz nuru, el emeği vardır diyordu.

On dokuz yıl evveldi.
Stockholm'e gitmiştim. Bir otele indim.
Geceydi. Sabahleyin, traş olmak i çin
lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.
'Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın,
yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa, İsveç
çelik sanayisine yardımcı olun' diyordu.
Doğrusu hayretler içinde kaldım.
Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir.
Birçok eşya üzerinde' İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı.
İste o ülke, kullanılmış bir tek ufacık
jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor,
gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.

İsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda radyolar, televizyonlar bir haberi duyurur.
'Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek.
Siz lütfen hazırlığınızı yapın. Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa,
kâğıt, ambalaj, kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa,
kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla
ağaç ziyanına engel olun.'

Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevazı yasayan insanlardır.
Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş,
hayatın manasını anlayamamış, zavallı kimselerdir..
Böyleleriyle; evini mezat salonuna çevirmiş zavallı, diye eğlenirler.
Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.
Vaktiyle Japon ekonomisi darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış borçlar gırtlağı aşıyor.
Zamanın başbakanı meclisi toplar.
Kürsüye çıkar.
Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve;

-Şu andan itibaren der,

-Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden,
pirinçten başka bir şey yemeyeceğim.
-Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.
Dediklerini yapar, en üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır.
Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun toplumun
bütün kesimlerini, tek istisna olmadan
kapsadığını söylemeye gerek yok.
Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm.
Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak...


*Gerekmediği halde elektriği yakmakla, suyu kapamadan bos yere akıtmakta,
gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla,
yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?

*Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle örülmüştür.
Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki,
İlk okul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.

Bir mıh bir nalı kurtarır.
Bir nal bir atı, bir at bir komutanı,
Bir komutan bir orduyu,
Bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu..

Maddi durumumuz ne olursa olsun,
ister zengin olalım ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.
Burada parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır.

7 Kasım 2008 Cuma

5 Kasım 2008 Çarşamba

Barack Hussein Obama Seçildi



OBAMA KİMDİR?
Amerika Seçimlerini Kazanan Başkan Barack Hussein Obama Kimdir?
ABD'de Demokrat Partinin başkan adaylığını kazanarak tarih yazan Barack Hussein Obama, Kenya asıllı Müslüman bir babayla beyaz bir Amerikalı annenin oğlu olarak 4 Ağustos 1961 tarihinde dünyaya geldi.Çocukluğunu Hawaii adalarında geçirdikten sonra altı yaşında annesi ve Endonezyalı üvey babasıyla birlikte Endonezya'ya taşınan Obama, burada dört yıl kaldıktan sonra Hawaii'ye döndü. Columbia Üniversitesi ve Harvard Hukuk Fakültesini bitiren Obama, öğretim üyesi ve avukat olarak çalıştıktan sonra oturduğu İllinois eyaletinin yerel senatosunun üyeliğine seçilerek burada 1997-2004 arasında görev yaptı.Bu sıralarda gözünü ülke çapında politikaya çeviren Obama, 2004 Kongre seçimlerinde İllinois eyaletinden ABD Senatosu üyeliğine seçildi.2005 başından bu yana senatör olarak görev yapan Obama, oylamalarda genellikle liberal yönde tutum belirledi ve Irak savaşına karşı çıkmasıyla dikkatleri
çekti. Michelle Obama ile evli olan Obama'nın iki kızı bulunuyor. Obama'nın ABD başkan adaylığı serüveni de ilginç bir gelişim izledi.Adayların yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladığı geçen yıl boyunca Hillary Clinton'ın gölgesinde kalan Barack Obama'nın konumu, bu yıl ocak başlarında İowa eyaletinde yapılan ilk önseçimi kazanmasıyla birden ilerledi. Kampanyasının başarılı çalışması sayesinde ABD tarihinin önseçimlerde en fazla bağış toplayan ismi özelliğini kazanan Obama, daha sonraki haftalarda da önseçimlerde Clinton önünde daha başarılı oldu ve yarışı hep önde götürdü.Bu arada zorluklarla da karşılaşan Obama, ikinci adının "Hussein" olmasından dolayı muhafazakar çevrelerden soğuk bir tutum gördü. Mensubu bulunduğu kilisenin rahibinin ABD'yi hedef alan radikal yorumlarından da olumsuz etkilenen Obama, bütün bu dezavantajları aşarak sonuçta partinin başkan adaylığı için gereken delege sayısına ulaştı.

TÜRK LOKUMLARI (Turkish Delight)




Nefis Türkiye'ye özgü Türk lokumları yerli ve yabancıların beğenisine sunulmuştur.
Sizce hangisi güzel? :)

Cevizli Sucuk Lokum


Prenses Karışık Aromalı
Süt Aromalı Sultan

Çifte Kavrulmuş





nane-kakao-gül-fındıkLı Piramit Lokum









Cevizli Sultan Sarma






Gül Aromalı






Meyve Aromalı










Sade Lokum










Daha çok çeşit var ama fazla acıkmayın diye yayınlamıyoruz.
Türkiye'ye gelen herkesin tatması gerekir.
Tatlı yiyelim Tatlı konuşalım
Daha aklımıza gelmeyen çok çeşit tatlı bulunmaktadır. Türkiye'ye özgü baklava,revani,kadayıf,künefe,kadayıf dolması....
Saymakla bitmez


4 Kasım 2008 Salı

EN ÇOK ARANANLAR



Dünyanın en büyük arama motorlarından Google'ın "trends'' hizmetiyle hangi kelimelerin nerelerden ne kadar yoğunlukta arandığı öğrenilebiliyor.

www.google.com/trends adresinde kelimelerin aranma oranlarıyla ilgili ayrıntılı bilgi veriliyor. Sayfada en çok aranan kelimelerin tüm dünyada hangi olaylar sonucunda, hangi siteler üzerinden popüler olduğu bilgisine ulaşılabiliyor.


"Mustafa Kemal Atatürk''ü Türklerden sonra en çok arayanlar Hollandalılar olarak görülüyor. Tüm dünyada en çok aranan Türk ibarelerinden olan "Turkish delight'' (Türk lokumu) ise özellikle Avustralya ve Yeni Zelanda'da ilgi görüyor. Turizm bölgelerimizden Bodrum'u Belçikalılar, Marmaris'i Sırbistan Karadağ ve Hollandalılar, Fethiye'yi İngilizler arıyor. İstanbul ise Almanlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Başbakan Erdoğan'a Konyalı internet kullanıcıları yoğun ilgi gösterirken, Baykal en çok Samsun'dan aranıyor. Sanatçı Türklerden Tarkan'ı Bulgarlar, Mustafa Sandal'ı Avusturyalılar, Fazıl Say'ı İsviçreliler yoğun olarak arıyor.

Weblin: Yeni Nesil Msn,live messenger,yahoo messenger

WEBLİN YENİ NESİL MESSENGER (ANLIK MESAJLAŞMA)













İnternet dünyasında anlık mesajlaşma türünden yeni bir program çıkmıştır. Sadece mesajlaşma değil, görsel olarak ve içerik olarak şu ana kadarkilerden çok farklıdır.

Weblin aynı anda aynı sitede gezen diğer weblin kullanıcılarını görmemizive iletişime geçmemizi sağlıyor.Bizden üye olmamızı ve küçük bir programkurmamızı istiyor.Kurulum sırasında bir nick ve bir avatar seçiyoruz.Program çalıştığı sürece ziyaret ettiğimiz sitelerde diğer weblin kullanıcılarıekranın altında beliriyor.Avatarlarına tıklayarak profillerini görebilir,özel mesaj gönderebiliriz.İstersek avatarları gizleyebiliriz.Bir sitemiz veya blogumuz varsa avatarımızın yanında reklamını yapıp bağlantı verebiliriz.Kısaca aynı web sayfalarında aynı şeylerle ilgilenen insanları bir arayagetiriyor.Henüz fazla kullanıcısı olmamasına rağmen kullanışlı ve farklıbir uygulama olduğu için yakında vazgeçilmezlerden olabilir.Firefox için eklentiside mevcut.







Weblin hakkında bilgi almak ve Programını yüklemek için tıklayınız...

2 Kasım 2008 Pazar

ÖKSÜRDÜĞÜNÜZDE OLUŞAN GÖRÜNTÜ

ÖKSÜRDÜĞÜNÜZDE OLUŞAN GÖRÜNTÜ




ABD'de Pennsylvania State Üniversitesi bilim adamları öksürüğün fotoğrafını çekmeyi başardı. Geliştirilen teknik sayesinde terli bir elin fotoğrafları dahi çekilebiliyor. Bilim adamları öksürük sırasında küçük bir patlamanın meydana geldiğini bu teknikle kanıtlamış oldu.

Uzaya çıkan ilk Türk Kim?

Uzaya çıkan ilk Türk: Asiye


Asiye Demet Aşkın, bir bankanın çekilişine katılınca şans yüzüne güldü ve uzaya yolculuğa çıktı. 4-5 dakika devam eden bu seyahat sonrası konuşan Asiye Demet Aşkın, 'Bu anı ölene kadar unutamam' diyebildi. Uzay yolculuğu hikayesi bir bankanın 'uçuş mili' kazandıran kredi kartıyla 50 YTL'lik alışveriş yapıp, 'Uzaya Yolculuk' kampanyasına katılmasıyla başladı. Yapılan çekiliş sonrasında kendisinden önce talihli olarak seçilen iki bayan bu maceraya cesaret edemediği için piyango ona vurdu. İstanbul'da yaşayan Asiye Demet Aşkın, Garanti Bankası'nın çekilişi sonrasında dün uzaya çıktı. Güney Afrika'nın Cape Town şehrindeki üstten English Electric Lightning uçağıyla saatte 2 bin 415 kilometre hızla 24 kilometre yüksekliğe ulaşan Aşkın, yere indiğinde kalbinin duracağını söyleyerek, 'Uçağa binerken ayaklarım titremeye başlamıştı. Gökyüzüne çıktığımızda, dünyadan uzaklaştıkça tarif edilemez bir duygu ile sarsılmaya başladım. Kocaman mavi dünya gözlerimin önüne geldinde donup kaldım' diyerek yaşadıklarını anlattı. Yarın Türkiye'ye dönecek olan talihli kadın Türkiye uzay tarihine de girmiş oldu. Promosyonu düzenleyen yetkililer 'Ay'a henüz ayak basamadık ama en azından atmosferin en üst noktasına kadar ulaştık. Bunun kadın olması bizi daha da mutlu etti' dedi. Bu yolculukta dünya yuvarlağını uzaydan görmek mümkün olabiliyor. Talihli ayrıca dilerse uçuşun bir bölümünde uçağın kumandasını devralabiliyor. Uçuşun maliyeti 500 bin Doları geçebiliyor. Uçuş öncesi bir günlük eğitimin yanında uçakta neler yapılması gerektiği konusunda detaylı anlatımlar yapılıyor.